aohbet islami chat omegla türk sohbet cinsel sohbet dini chat
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
DİYARBAKIR HABERİ
Diyarbakır’ın köklü ailelerinden Türkoğlu ve Tek ailelerinin çocukları, düzenlenen görkemli düğün töreniyle dünya evine girdi. Manevi atmosferde gerçekleşen düğünde, birlik ve beraberlik vurgusu ön plana çıktı. DİYARBAKIR GAZETE- Diyarbakır’ın köklü ailelerinden Türkoğlu ve Tek aileleri, düzenlenen görkemli düğün töreniyle akrabalık bağlarını güçlendirdi. Düğün, manevi bir atmosferde gerçekleşti. KUR’AN TİLAVETİ VE...
05.04.2025
Diyarbakır’da bir fenomenin mezarlıkta çektiği uygunsuz görüntüler sosyal medyada tepki çekti. Vatandaşlar, manevi değerlere saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak görüntülerin kaldırılmasını talep etti. DİYARBAKIR GAZETE- (ÖZEL HABER)- Diyarbakır’da bir sosyal medya fenomeninin mezarlıkta çektiği uygunsuz görüntüleri paylaşması, vatandaşların tepkisine neden oldu. Manevi değerlerin hiçe sayıldığını belirten Diyarbakırlılar, görüntülerin kentin manevi atmosferine...
05.04.2025
DİLTO Başkanı Haşim Elkaan, 9 günlük bayram tatilinde Diyarbakır’ın yoğun turist ilgisi gördüğünü belirterek, “Bu yıl kentimizde adeta ikinci bir bayram yaşandı” dedi. DİYARBAKIR GAZETE– Diyarbakır Lokantacılar ve Tatlıcılar Odası (DİLTO) Başkanı Haşim Elkaan, 9 günlük Ramazan Bayramı tatilinin kente olan etkilerini değerlendirdi. Elkaan, Mezopotamya Gurme Bahar Yöresel Lezzetler Fuarı’nın,...
05.04.2025
DMD hastası 8 yaşındaki Fırat Miraç Şeker’in Dubai’de yapılacak tedavisi için 3 milyon Dolar’a ihtiyaç var. Valilik destekli yardım kampanyası başlatan aile, duyarlılık çağrısında bulundu. DİYARBAKIR GAZETE – Diyarbakır’da kısa adı DMD olan Duchenne Musküler Distrofi  adı verilen kas erimesi hastalığıyla mücadele eden 8 yaşındaki Fırat Miraç Şeker’in ailesi çocuklarının...
05.04.2025

Eğitim-Bir-Sen, Yeni sınav sistemini eleştirdi

Eğitim-Bir-Sen, Yeni sınav sistemini eleştirdi
26.10.2017
0
A+
A-

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır 1 Nolu Şube Başkanı Yunus  Memiş, sınav sistemlerinde gelinen son noktayı değerlendirdi.

Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır 1 Nolu Şube Başkanı Yunus Memiş, eğitim sistemin önemli bir yer tutan yerleştirme sınavlarında gelinen son noktayı değerlendirdi.  Sürekli değişen sınav sistemini eleştiren Memiş, “Sistemli, planlı ve istişareye dayanmayan hiçbir proje, başarılı olmamıştır, olmaz da. Ülke olarak, yıllardır sancısını, sıkıntısını, stresini yaşadığımız nokta burasıdır. Yerel değerlere dayanan evrensel bir eğitim sistemini kuramayışımızın temel sebebi bundan kaynaklanmaktadır. Öğrencileri sürekli başka yönlere kanalize eden, velileri tedirgin eden ve sık sık değiştirilmek zorunda kalınan sınav sistemleri de böyle bir anlayışın ürünüdür” dedi.

“EĞİTİM ÜLKELERİN GELECEKLERİNİN ŞEKİLLENMESİNDE ÖNEMLİ BİR FONKSİYONA SAHİP”

Eğitimin, ülkelerin geleceklerinin şekillenmesinde önemli bir fonksiyona sahip olduğunu dile getiren Memiş, “Bilimde, teknolojide, sanatta, edebiyatta gelişen, öncü olan ülkeler incelendiğinde, nitelikli bir eğitim sistemine sahip oldukları görülecektir. İyi bir eğitim, gelişmenin, gelişmiş ülke olmanın, medeniyet kurmanın anahtarıdır. Bunun farkında olan ülkelerin önceliği eğitim olmakta, başarılı insanların yetiştirilmesi için en büyük değer her zaman bu alana verilmektedir. Kaldırılacak sistemin eksikliklerinin ne olduğunu paylaşmadan, yerine getirilecek olanı kararlaştırıp olgunlaştırmadan, tüm bunları yaparken de paydaşlarla tartışıp istişare etmeden kurulan sınav sistemlerinin birçok sıkıntıyı da beraber getirdiği tecrübelerle bilinmektedir. Bir süre sonra tartışmaya açılan, önce öğrencilerimiz, sonra veliler üzerinde olumsuz etkileri görülen sistemler kaldırılmak zorunda kalmaktadır. Yanlışı terk ederken gösterdiğimiz acelecilik, yapım aşamasında bir hıza dönüşmemekte; yetkililer, konuya katkıda bulunacak kişi ve kurumlarla bir araya gelmekten imtina etmekte, durum böyle olunca da, ya ortaya kabul gören bir model çıkmamakta ya da enine boyuna tartmadan, tartışmadan yöneldiğimiz modeller de geriye yönelik tadilat görmektedir” diye konuştu.

“EN BÜYÜK SORUN MERKEZİ SINAVIN VAR OLMASIDIR”

Ortaöğretim sistemine yerleştirmedeki en büyük sorunun, merkezi sınavın var olmasından ziyade, merkezi sınavın zorunlu olarak bütün öğrencilere uygulanması ve tüm öğrencilerin bu sınav sonuçlarına göre merkezi olarak yerleştirilmesinden kaynaklandığını dile getiren Memiş, “Bundan dolayı, 8. sınıftaki tüm öğrencilerin zorunlu olarak sınava girdiği, öğrencilerin hepsinin tüm okullara merkezi olarak puan üstünlüğüne göre yerleştirildiği TEOG’a benzer bir modelden kesinlikle kaçınmak gerekmektedir. Dahası, zaman zaman kamuoyuna yansıyan TEOG’a benzer merkezi bir yazılı sınav yapılması, tüm öğrencilerin bu sınava girmeye zorlanması ve bu sınav sonuçlarına göre tüm öğrencilerin merkezi olarak yerleştirilmesi, TEOG’un neden olduğu sorunları olduğu gibi devam ettirecektir. Yeni sınav ve yerleştirme sistemi tasarlanırken, öğrencileri okul dışı kaynaklara mecbur bırakmayacak, öğrenci başarısının okullarda heterojen olarak dağılacağı, yani hem genel liselerin hem de meslek liselerinin başarılı öğrencilere sahip olabileceği bir sistem amaçlanmalıdır. Bu şekilde, değişik meslek liselerinden, İmam Hatip liselerinden ve muhtelif mahalle liselerinden başarılı olan öğrencilerin gelecek kaygısı çekmeyeceği, çalışan ve başarılı olan herkesin emeğinin karşılığını alabileceği engelsiz, geçişli esnek modeller üzerinde durulmalıdır” dedi.

ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ SINAVI

Üniversiteye giriş sınavı ile ilgili düşüncelerini de paylaşan Memiş, “Milyonlarca adayı, aileyi ve toplumun geleceğini ilgilendiren üniversiteye giriş sisteminde yapılacak değişikliklerin; eğitimin ilgili paydaşlarıyla görüş alışverişi yapılmadan, konunun hassas ve sıkıntılı noktaları tecrübeler ışığında değerlendirilmeden, dahası demokratik teamüller yerine getirilmeden Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından açıklanması, halen bir eksiklik olarak görülmektedir. YGS’ye ve LYS’ye göre yeni sınavın fiilen tek aşamaya indirilmiş olması ve toplam soru sayının azaltılmış olması, ölçme ve değerlendirme ilkeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, sınavın geçerliğini azaltmıştır. Soru sayısının azaltılması aynı sayıdaki nette çok fazla sayıda öğrenci istifleyecek, daha nitelikli bir sıralama yerine dar aralıklara yığma yapacaktır. Adayların girecekleri sınavların kapsamlarının daraltılarak bazı derslerden hiç soru sorulmayacak olması, ortaöğretimi olumsuz etkileyecektir. Bu kapsam daraltması, öğrencilerin tek yönlü bir şekilde yetişmesine, temel Sosyal ve Fen Bilimleri alanındaki dersleri ihmal etmelerine; ayrıca, özellikle sayısal ve eşit ağırlık alanında tercihte bulunacak öğrencilerin lise öğrenimlerinde temel Sosyal Bilimler derslerini es geçmelerine neden olacaktır. Kısacası, öğrenciler sınavda yapmak zorunda olmadıkları ders gruplarını ihmal edeceklerdir. Bu durum ise lise eğitimini olumsuz etkileyecektir. Sadece belirli dersleri merkeze alarak, diğer dersleri dışlayarak, öğrencinin ilgi alanının dışına iterek, belli dersleri tamamen ağırlıklı hale getirip diğer dersleri kötürümlüğe sürükleyecek anlayış doğru bir ölçme anlayışı değildir. Her ne kadar tarih dersiyle ilgili küçük bir adım atılmış olsa da, sosyal alan derslerini dışarıda bırakan mantık yanlış, din kültürü ve ahlak bilgisi ve felsefe derslerinden hiç soru dahi sormayan bir ölçme hatalı ve değerlendirme de haksızdır. Kapsam geçerliliğini artıracak, okulda alınan eğitimi ve öğrenilen dersleri kuşatacak bütün derslerin formülasyonda yerinin ve payının olduğu bir sistem daha adil bir sistem olacaktır. Bu kapsamda din kültürü ve felsefe derslerinden de soru sorulması kaçınılmazdır. Bu haliyle yeni sistem, sosyal alan başarısını önemsiz hale getirdiği için, imam hatip liselerinin ve meslek liselerinin yükseköğretime girişlerini daha da zorlaştıracaktır. İki sınavın aynı gün yapılması ve ilk aşama sınavın sonuçları açıklanmadan ikinci aşama sınava girilmesi, aşamalı sınav mantığına aykırıdır. Yeni sistemde iki oturumun aynı günde yapılacak olması, fiilen aşamalı sistemin kaldırılması demektir. Farklı günlerdeki oturumlarda yapılan sınavlarda öğrenciler, herhangi bir oturumdaki dezavantajlarını diğer günlerdeki oturumlarda kapatmaya çalışmaktaydılar. Ancak yeni sistemde bunun yapılması mümkün görülmemektedir. Öğrencilerin sabah oturumundaki sınav sonuçları belli olmadan (belki de yeterli puanı almadan) ikinci sınava girmeleri usulen doğru gibi görünse de esasen yanlış bir uygulamadır. YÖK tarafından tasarlanan yeni yükseköğretime geçiş sistemi uygulamaya konulmadan evvel eleştirilerimiz ve tüm paydaşların da bu konudaki eleştiri ve önerileri dikkate alınarak revize edilmelidir. Toplumun yeni sisteme olan güven duygusu tesis edilmelidir. Aksi halde sorun çözmek için getirilen yeni sistem, yeni sorunların kaynağı olacaktır” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Jojobet - Vbet para çekme