enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
DİYARBAKIR HABERİ
Diyarbakır’ın tarihi camilerinde 5 yıl aradan sonra yeniden tuvaletlerin ücretli hale getirilmesi vatandaşların tepkisini çekiyor. Sabah namazına gelen cemaat, tuvaletlerin kapalı olması nedeniyle ibadetlerini tamamlayamadan evlerine dönmek zorunda kalıyor. Ulu Cami tuvaletinin ücretsiz olması için başlatılan imza kampanyasında binlerce imza toplansa da Vakıflar Bölge Müdürlüğü geri adım atmıyor. DİYARBAKIR GAZETE...
03.04.2025
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü, Çeper Mahallesi Beyler Mezrası’nda 5 yıldır süregelen içme suyu sorununu çözüme kavuşturdu. Mezra sakinlerinin talepleri doğrultusunda harekete geçen ekipler, bölgeye yeni bir içme suyu hattı döşeyerek temiz ve kesintisiz su erişimini sağladı. DİYARBAKIR GAZETE- Beyler Mezrası’ndaki su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan çalışmalarda, kaynaktan depoya...
03.04.2025
Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası, altın fiyatlarının 4 bin TL seviyesine ulaşmasının önceden tahmin edildiğini belirterek, fiyat artışında küresel ve yerel gelişmelerin etkili olduğunu vurguladı. DİYARBAKIR GAZETE- Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası, altın fiyatlarının tarihi seviyelere ulaşmasına ilişkin bir değerlendirme yaptı. Oda tarafından yapılan açıklamada, yıl başından bu yana esnaf...
03.04.2025
AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri ve teşkilatı, CHP’nin boykot listesinde yer alan Espressolab kafeyi ziyaret ederek tepki gösterdi. İl Başkanı Ömer İler, sosyal medya paylaşımında “Yerli ve milli mekândayız” ifadelerini kullandı. DİYARBAKIR GAZETE- AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Mehmet Sait Yaz ve Suna Kepolu Ataman, AK Parti İl Başkanı Ömer...
02.04.2025

Tek Parti Yıllarında Diyarbakır

Tek Parti Yıllarında Diyarbakır

Türkiye’de padişahlıktan Cumhuriyete geçişte birçok yeni ve modern uygulamalar hayata geçirildi. Diyarbakır ise isyanları, umumi müfettişlikleri, takrir-i sükun kanunlarını yaşadı. Tek parti döneminde Diyarbakır’da yaşanan en önemli olay Şeyh Sait isyanı ve İstiklal Mahkemeleri olarak tarihe geçti.

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte CHP’nin tek parti iktidarı döneminde Diyarbakır, tüm Türkiye’de olduğu gibi değişimlere uğradı. Padişahlıktan Cumhuriyete geçişte bir çok yeni ve modern uygulamalar hayata geçirilirken, Diyarbakır ise isyanları, umumi müfettişlikleri, takrir-i sükun kanunlarını yaşadı. Tek parti döneminde Diyarbakır’da yaşanan en önemli olay ise Şeyh Sait isyanı ve İstiklal Mahkemeleri oldu.

İsyanın bastırılması ardından Güneş-Dil teorisi ile tek tip insan yaratılmak istenirken, mecburi iskan ve sürgünler yürürlüğe konuldu. Bunlar olurken, Cumhuriyetin kazanımları da Diyarbakır’a yansıdı. Bir yandan da eğitim, ekonomi, alt yapı alanlarında yeni yatırımlar hayata geçirilirken, Halk Evleri, spor şubeleri, kütüphaneler de kent hayatına girdi. Diyarbakır ilk kez Sur içinden çıkarak, Yenişehir adında yeni bir yerleşim merkezi kuruldu ve modern yapılar yapılmaya başlandı.

ÜMMETÇİLİKTEN, HALKÇILIĞA DEĞİŞİM

Türkiye’de Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, yüzünü batıya dönen Türkiye, yasalar başta olmak üzere, batının birçok uygulamasını da kendine örnek alarak modernleşme yolunda cumhuriyet ile birlikte yeni adımlar atmaya başladı. Bir yandan toplumsal değişimler yaşanırken, bir yandan da kimlik arayışı başladı. Artık ümmetçilikten, halkçılığa doğru bir kayış ve Türkleştirme politikaları hayata geçirildi.

YENİ KİMLİK ARAYIŞI

Yeni cumhuriyet, Osmanlı kimliğini bir kenara bırakarak, alternatif bir kimlik yaratmak için devletin tüm kurumlarında değişimler başladı Türkiye genelinde. Cumhuriyet’in kurucu kadroları, Osmanlı’dan devraldığı çok kimlikli toplum yapısını, kuruluştan itibaren Türklük esasına dayandırarak homojen bir kimlik inşasına girişti. Basın, Türk Ocakları, Halk Evleri, Millet Mektepleri, Köy Enstitüleri, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih kurumu, Umumi Müfettişlik, zorunlu iskan ve özellikle demiryolu ulaşımı yeni kimlik inşasının vazgeçilmezleri arasında yer aldı.

TOPLUMSAL DEĞİŞİM HAYAT BULMADI

Ancak Cumhuriyet’in yeni kimlik inşasında en zorlandığı yerlerin başında Doğu ve Güneydoğu bölgeleri geliyordu. Aşiretçiliğin tamamen hakim olduğu, dini ve geleneksel yapının belirleyici olduğu bölge, Ankara’nın ‘yeni kimlik’ inşasına pek ayak uyduramıyordu. Batı da hayata geçirilen ‘modernleşme’ hamleleri bölge illerinde hayat bulmayınca iktidardaki CHP, bölgeye birçok kez müfettişler göndererek raporlar hazırlattı. Bu raporlardan çıkan sonuçlara göre politika belirleme yolunu izleyen CHP, ancak bu raporlara rağmen, toplumsal değişimi bölge illerinde hayata tam anlamıyla geçiremedi.

CHP RAPORLARINDA TESPİTLER

Raporlar bir bütün olarak göz önünde bulundurulduğunda bölgenin ve dolayısıyla Diyarbakır’ın “kuvvetli bir Türklük merkezi” haline getirilmesi hedefleniyordu. Raporlara göre bunu gerçekleştirmek için yapılması gerekenleri şöyle özetlemek mümkündür:

“Bölgeye Balkanlardan getirilen Türk muhacirler iskân edilmeli; geniş arazi sahipleri, ağa, şeyh ve aşiret reisi gibi toplumun ileri gelenleri ile dış bağlantısı olan propagandacı, çeteci, kaçakçı, mükerrer cürüm sahipleri ve hükümete karşı gelenler batı vilayetlerine sürgün edilmelidir. Bölgede Umumi Müfettişlik ihdas edilmeli, “hususi bir adliye rejimi” kurulmalı, silahlar toplanarak asayiş sağlanmalı ve bölgeyi devletin erişimine açmak için ulaşıma, hassaten demiryolu ulaşımına ağırlık verilmelidir.”

ZİYA GÖKALP VE YENİ KİMLİK ARAYIŞI

Cumhuriyetin ilk yıllarında, siyasi, sosyal, kültürel, idari ve hukuki tedbirlerle bölge illeri değişime zorlanırken, bunların merkezinde ise bu politikaların en ciddi şekilde uygulandığı yerlerin başında Diyarbakır geliyordu. Diyarbakır’ın etnik ve dinsel yapısı, yeni kimlik inşasının önünde bir engel olarak görüldüğünden, ilk elden bu yapının yıkılması gerekiyordu. Ve bu konuda da Ziya Gökalp öncülüğünde çalışmalara başlandı. Gökalp, 1922 yılında Rıza Nur’un isteği doğrultusunda Kürtlerin dil, tarih ve kültürleri ile toplumsal yapıları hakkında bir rapor hazırladı.

MAKALE VE RAPORLARLA DEĞİŞİM ÖNERİLERİ

Ayrıca Gökalp, 5 Haziran 1925 – Mart 1923 tarihleri arasında Diyarbakır’da otuz üç sayı çıkardığı Küçük Mecmua’da çoğunlukla “millet” ve “Kürt aşiretleri” konularında yazılar yazıyor ve özellikle Diyarbakır üzerine yoğunlaşıyordu.

Bu çalışmaların neticesinde Gökalp, Diyarbakır’daki “adetlerin, abidelerin, kitabelerin ve lisanın Diyarbakır halkının tarihten beri Türk olduğunu gösteren somut emareler” olduğunu ifade ederek, bu konudaki çalışmalarını yazdığı makalelerde ya da raporlarla hem toplumla, hem de hükümetle paylaşıyordu.

GÖKALP’TEN TÜRKLÜK VURGUSU

Ziya Gökalp, Diyarbakır’ın “lisan, hars, tarih ve mezhep bakımından” Türk olduğunu yazarak bunu ispatlamak için basını kullanıyordu. Ziya Gökalp ‘Diyarbakır’ın Türklüğü’ hakkında şunları ifade ediyordu: “Bu alametler bana Diyarbekirlilerin Türk olduğunu gösterdiği gibi, babamın iki dedesinin birkaç batın evvel Çermik’ten yani bir Türk muhitinden geldiklerine nazaran ırken de Türk neslinden olduğumu anladım.”

İNÖNÜ DE DİYARBAKIR’I MERKEZ OLARAK KABUL EDER

30 Haziran-8 Ağustos 1935 tarihleri arasında Vilayat-ı Şarkiye ve Karadeniz bölgelerini kapsayan yurt gezisi vesilesiyle Diyarbakır’a uğrayan dönemin Başbakanı İsmet İnönü de, Diyarbakır’ın “kuvvetli bir Türklük merkezi” olması için şartlarının müsait olduğunu ifade etmekteydi. Birinci Umumi Müfettişlik tarafından 1939 yılında yayınlanan bir kitapta da Diyarbakır’ın “kadim bir Türk şehri” olduğu hatırlatılmaktaydı.

TEK PARTİ’Lİ DÖNEMİN SONUNA KADAR POLİTİKADA ISRAR EDİLDİ

Tek parti iktidarının sonlarına gelindiğinde dahi dönemin Diyarbakır CHP İl Başkanı Tahsin Cahit Çubukçu tarafından 1 Ağustos 1949 tarihinde CHP Genel Sekreterliği’ne gönderilen yazıda, “merkezi Diyarbakır’da olmak üzere Türkçülüğü esas tutan bir Doğu Enstitüsü kurma” gereğinden bahsedilmekteydi.

MECBURİ İSKAN HAYATA GEÇİRİLDİ

CHP’nin tek parti yönetiminde, aynı şekilde zorunlu iskan ve göç politikaları da hayata geçirilerek, Diyarbakır’ın demografik yapısı değiştirilmeye çalışıldı. Bu politikalar doğrultusunda vilayetteki dinsel ve ekonomik nüfuzlu kişi ve aileler Batı vilayetlerine sürgün edilirken, Balkanlardan getirilen “Müslüman Türkler” Diyarbakır ve çevresinde iskan edilmeye başlandı. 

Ahmet Sünbül / Yazı Dizisi -1

-Sürecek-

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Jojobet - Vbet para çekme